Uruguay’a Yolculuk

Ertesi gün programımızda olan Uruguay gezisine gemiyle gidiyoruz. Koyun aşağı ucundan çıkıp kuzey ucuna doğru yol alıyoruz. 2 saatlik bir yolculuk. 
 
 
Okyanus’ta gittiğinizi zannedersiniz. Ama buralar Plata Nehri olarak adlandırılıyor. “Bir ucundan öteki ucuna seyahat iki saat süren nehri de ilk defa görüyorum” diyebilirsiniz. Ancak gerçek böyle. 
Çamurlu sularda ilerliyoruz. Üstüne üstlük bir de sağanak yağmur başlıyor. Kahvelerimizi alıp pencereden, geminin yararak bir kenara savurduğu çamurlu suları ve camlarımızın üzerine adeta kovalardan boşalırcasına inen yağmuru seyrediyoruz. 
 
 
Ulaştığımız Colonia del Sacramento şehri eski başkent. Yeni başkent daha kuzeye Montevideo’ya taşınmış. Bir ülkenin sınırından girdiğimizi söylemeye bin şahit ister. Döküntü içindeki tahta, teneke... köprü barakalardan geçip giriyoruz ülkeye. Şehir 17. yy’da burayı işgal eden Portekizlilerin bıraktığı şekilde muhafaza edilmeye çalışılmış.
 
 
Stratejik bir noktada bulunan bu şehir için Portekizliler ve İspanyollar yıllarca savaşırlar. Şehir bir Portekizlilerin, bir İspanyolların eline geçer. 1825’te Uruguay’ın bağımsız bir devlet olması ile ancak kavga sonlanır.
 
Doğa çok güzel… Renkli evler, yöneticilerin, askerlerin yaşadığı mahalle, taş döşeli yollar, surlar, deniz feneri… 17. yy. havasını teneffüs ediyoruz burada. Sömürge kültürünün izlerini görüyoruz baktığımız yerlerde.
 
Bir kafede Konyalılar grubu olarak 8 kişi kahve içiyoruz. Ödemeyi yaptıktan sonra patronun gelip “40 pesos eksik ödemişsiniz, garson yanlış hesap yapmış” demesi üzerine kafam bozuluyor, ona “o zaman kabahat senin garsonunda, git ondan iste” diyorum ve istediğini vermeden oradan uzaklaşıyoruz. Yolda yürürken gruptan iki arkadaşın “bize de aynı şeyi yaptı, ilave istediğini ödemek zorunda kaldık” demeleri ile kahvecinin ne mal olduğu daha iyi ortaya çıkıyor.
 
 
11) Arjantin’de Ekonominin Vaziyeti
 
Arjantin ekonomisi kötü dönemlerinden birini yaşıyor. 
 
Tıpkı bizde olduğu gibi, 2002-2012 arası yükselen ekonomi şimdi duraklama hatta kazandıklarını geri verme dönemine girmiş. Arjantin bizim gruptaki ülkelerden biri ve bizimle birlikte “yükselen ülkeler” arasında parası en çok değer kaybeden ülke konumunda. Parası bu kadar değer kaybetmesine rağmen yukarıda söylediğim gibi kara borsada dolara neredeyse resmi kurun iki katı tutarında fiyat biçiliyor. Yüksek fiyata alan kara borsacılar da resmi yollardan dolar ihtiyacını karşılayamayanlara götürüp bu dolarları daha yüksek fiyatlara satıyorlar.  
 
 
Ülkede politik istikrarsızlık var. Başkanın ayladır hasta olmasına rağmen iktidarı bırakmadığı söyleniyor.
 
 
Otomobil gibi lüks ürünlerin vergileri artırılmış. İthalat 80, ihracat 90 milyar dolar… Fiyatlar bizdeki gibi… İspanyol koloniciler, valiler iyi bir alt yapı oluşturmuşlar… geniş, düzgün yollar, kaldırımlar, yeşil alanlar…